Asgari ücretin artmaması, emeklinin açlığa mahkûm edilmesiyle talebi kısıp fiyatların artışını durdurmak isteyip enflasyonu aşağıya çekmek ne kadar doğru gözükse de madalyonun diğer yüzüne bir göz atalım.
Talebin azalmasıyla dolayısıyla tüketime etki edecek ve piyasada arz talep dengesinin bozulmasıyla tüketim ürünlerinde ve kiralarda düşen fiyatlarla enflasyon düşecek bu doğru bir yaklaşım. Ancak tüketim olmayınca haliyle üretim azalacak ya firmalar küçülecek ya da kapatacak.
Bu sebeple işten işçi çıkarılması kaçınılmaz bir gerçek haline gelecek. Sonucunda asgari ücret bile alamayacak insan sayısı artacak, iflas edenler, işi bozulanlar, borç batağına batanlar ve dolayısıyla aile düzeni ve iş düzeni bozulan insanların sosyal hayata ne kadar olumsuz etki edeceği de az çok bellidir.
Bu politikayla yüksek faiz sebebiyle iş yapacak kapasitede olanlar yatırım yapmayıp bankaya koydukları paranın faizini yiyip yan gelip yatacak ve girişimci, müteşebbis ve ticarete atılma niyeti olanlar piyasada ki dengenin bozulmasıyla geri adım atacaklardır.
Dövizin artması fiyatları çıkarsa da girişimcinin ve tüccarın elindeki malın değeri artmakta ihracata yönelme daha fazla olmaktadır.
Ekonomik sıkıntı gençlerin evlenmelerini de etkileyecek ve evli olanlarda çocuk sahibi olmaya korkar hale gelecek. Bu toplumun ve ülkenin geleceği için büyük bir tehlike arz ettiğinin farkında değiller gibi görünüyor.
Hukuk ve adalet yönünde gelişen olayların güven duygusunu sarsmış olduğundan dolayı halkta bir tedirginlik ve geleceği görememe duygusu oluşturdu. Uyuşturucu ve alkol kullanılmasıyla ilgili üzücü gelişmelerden sonra gençlerin sanal ve reel kumara yönelmesi de ayrı bir sıkıntı getiriyor.
Eski hükümet dönemlerinde dövizin artması ekonomiye olumsuz değil olumlu yansımıştır. Halkın harcama yapması, tüketime yönelmesi talebi arttırdığından arzda bulunan üreticiler daha fazla kazanmakta ve işçisine daha fazla ücret vermekteydi. Şimdi ise daralan piyasalarda ayakta durmak zorlaştı ve bu şekilde devam ettiği sürece halk daha da fakirleşecek ve ekonomi daha kötüye gidecek.
Sonuç olarak hükümetin izlediği bu yüksek faiz politikası ülkenin temeline atılmış bir bombadan başka bir izahatı yoktur. 2026 yılında ülkeyi çok büyük sıkıntılar bekliyor gibi görünüyor. İnşallah ben yanılırım ama realite belli sebep sonuç ilişkisi kaçınılmaz hale geldi.
Dr. Osman EKŞİ
Siyaset Bilimci
